Sigaranın Çeşitlerine Göre Zararları

Sigaranın Çeşitlerine Göre Zararları

Puro veya sigara içenlerin dumanı içine çekmediği sürece fiziksel zarar görmeyeceği, sigara kullanıcıları arasında görülen çok yaygın bir yanılgıdır. İşin aslı, duman herhangi bir canlı hücreye temas ettiği anda, o hücreye zarar verir. Sigara, pipo ve puro içicileri dumanı içine çekmese bile, dudak, ağız, dil, boğaz ve gırtlak kanserlerine yakalanma riskleri gayet yüksektir.  Dumanı tamamen içine çekmemek fiziksel olarak imkânsız olduğundan, içiciler akciğer ve yemek borusu kanseri riski de yaşarlar, sigaranın zararları ndan muaf olmazlar.



Puro ve sigara dumanı arasında, üretim farklılıklarından kaynaklanan bazı farklar vardır. Purolar, uzun bir yıllandırma ve fermantasyon işleminden geçer. Bu fermantasyon işlemi sırasında, yoğun bir şekilde kanserojen maddeler oluşur ve bu maddeler puro yakıldığında açığa çıkar. Ayrıca, puro kâğıdı sigara kâğıdından daha az deliklidir. Deliksiz puro kâğıdı puronun içindeki tütünün yanma olayının tamamlanmasını güçleştirir. Bu da, sigara dumanıyla karşılaştırıldığında, purodaki toksinlerin daha yoğun olmasına neden olur. Bu ek olarak, puronun geniş yüzeyi daha çok içme süresi yaratır ve sigara içmeyen insanları toksik maddelere (karbon monoksit, hidrokarbonlar, amonyak, kadmiyum vb) maruz bırakarak verdiği zarar da artmış olur.

Sigara içmek gibi, puro içmenin de maruz kalma seviyesinin artmasıyla verdiği zarar büyür. Örneğin, hiç puro içmemiş biriyle, günde 1 veya 2 puro içen birini karşılaştırdığımızda, puro kullanan kişinin oral ve yemek borusu kanserine yakalanma riski iki kat fazladır. Günde 3 veya 4 puro içen kişinin ise kanser riski hiç içmeyene göre 4 kat fazladır. Sigara ve puro içen insanların oral, boğaz veya yemek borusu kanserine yakalanma risk seviyeleri benzerlik gösterir.

Dumansız tütün kullananlar, normal sigara içenlere göre 2 ve 3 kat arasında bağımlılık yapıcı nikotine maruz kalırlar.